Korktum dedi Arda anne korktum. salıncakta sallanırken düşeceğini sandı. ben tuttum. Anne korktum dedi.
Oysa ben ne büyük korkular yaşıyorum yavrum. Sana birşey olacak diye ne büyük kalp ağrısı çekiyorum bir bilsen.
Doktora gittiğimizde o iğnenin acısıyla bana atılman, kablolarla çırpınırken seni kucağıma alamayışım, çırpınışın gözümün önünden gitmiyor. Rabbim kimseyi evladıyla imtihan etmesin. çok acıyorum, çok ağrıyorum. sana birsey olursa diye çok korkuyorum... canım yavrum, içim titriyor. nefes alamıyorum. boguluyorum.
22 Nisan 2010 Perşembe
14 Nisan 2010 Çarşamba
Biri beni durdursun canım :)
Dünya hızla dönüyor. Hemde Arda'nın etrafında :) dönüyor dönüyor dönüyor.... Ben arkasından koşuyor koşuyor koşuyorum :) Gerçekten maaşallah enerjisine yetişemiyorum. Hoplar zıplar bir küçük adam :)
iş konusunda şimdilik bir gelişme yok.
yalnız en büyük gelişmemiz anne sütünü bıraktık. Hiç ummadığım şekilde bitti. Vicdanen çok huzursuz oldum. ama şimdi daha iyiyim. Depresyona girdim resmen. nasıl biseymiş emzirmek. :) valla psikologlar onu demiş bunu demiş klasik anne yöntemiyle ayırdım ben. tiksindirerek yani.
doktor kızdı 6 ay daha bekleseydin ya dedi.
sanki geceleri sabaha kadar uykusuz kalan o. onun da çocuğu varmış emziriyormuş o da. ama kaç saat bir aradasınız ki siz. günün 24 saatini seni yalancı emzik gibi kullanan başkaca yemek yemeyen küçük bir mikrop yok onun hayatında :(
iştahı açıldı mı bari dedi. hayır dedim güldü :) demekki boşuna bırakmışsınız dedi.
daha yeniydik şimdilerde süt içmeye de başladı çok şükür. iştahı da fena degil. buna da şükür.
Arda çok tatlı konuşuyor yarım yarım anlatıyor benden başka anlayan yok henüz en çok da bu kısmı güzel. Ne diyor, ne istiyor ? diye bana soruyorlar :) bende tercüman oluyorum :) ama itiraf ediyorum ki bazen ben bile anlamıyorum söylediğini tutturuyor. ne istiyorsa artık. ben gülme krizine giriyorum yerlerde yuvarlanırken o daha çok aglıyor :)
Arda anne ve babayı çok erken söyledi, akabinde dede ve mama dedi. çok erken konuştu
ilk başlarda sadece ilk heceleri söylüyordu.
mesela
banyo - ba
caillou - ka
çorba - ço
makarna - manna
mandalina - manda
portakal - porta
elma -elma
patates - patti
su - hfuuu (resmen burnundan çıkıyo kelime söylerken :))
eşşek - eşeee
kuzu -juju
inek - mö
kedi- tedi
köpek - hahaav
bütün isimleri güzel söylüyor hatta abuzittin bile diyor
emzik - emmi
göz - gö
saç -şaş
diş - disssss
bisiklet -bissi
kraker - kııııı
bisküvi -bisk
hoşçakal - ogşaaa
şimdi fiilleri enteresan bi şekilde yerinde ve ekleriyle kullanıyor
cok rahat cümle kuruyor
ben bazen dayanamayıp ısırıyorum :)
öyle seviyorum :))
acıttın diyor
düştüyse düştüm acıdı diyor
çıktım
çıkıcam
oturdum ya da oturcam diyor yerine göre
acıktım
doydum
yicem
ver
al
geldim
gitti
bitti
diyor
bi de cimbombom diyor :)
En büyük keyfi ütülü katlı çamaşırları dağıtmak ve şimdi de onu yapıyor. ben çok sinirleniyorum zaten düzen konusunda takıntım var. sayesinde düzen müzen kalmıyor :(((
şimdi beni taciz ediyor müsadenizle ben kaçar anne sütünü bıraktık ama taciz olayını bırakamadık henüz :)
PS: pericim kendini tutma çok da aşırıya kaçmadan canın ne istiyorsa ye :) hamilelik prenseslik gibi bişey şekerim tadını çıkar :)
iş konusunda şimdilik bir gelişme yok.
yalnız en büyük gelişmemiz anne sütünü bıraktık. Hiç ummadığım şekilde bitti. Vicdanen çok huzursuz oldum. ama şimdi daha iyiyim. Depresyona girdim resmen. nasıl biseymiş emzirmek. :) valla psikologlar onu demiş bunu demiş klasik anne yöntemiyle ayırdım ben. tiksindirerek yani.
doktor kızdı 6 ay daha bekleseydin ya dedi.
sanki geceleri sabaha kadar uykusuz kalan o. onun da çocuğu varmış emziriyormuş o da. ama kaç saat bir aradasınız ki siz. günün 24 saatini seni yalancı emzik gibi kullanan başkaca yemek yemeyen küçük bir mikrop yok onun hayatında :(
iştahı açıldı mı bari dedi. hayır dedim güldü :) demekki boşuna bırakmışsınız dedi.
daha yeniydik şimdilerde süt içmeye de başladı çok şükür. iştahı da fena degil. buna da şükür.
Arda çok tatlı konuşuyor yarım yarım anlatıyor benden başka anlayan yok henüz en çok da bu kısmı güzel. Ne diyor, ne istiyor ? diye bana soruyorlar :) bende tercüman oluyorum :) ama itiraf ediyorum ki bazen ben bile anlamıyorum söylediğini tutturuyor. ne istiyorsa artık. ben gülme krizine giriyorum yerlerde yuvarlanırken o daha çok aglıyor :)
Arda anne ve babayı çok erken söyledi, akabinde dede ve mama dedi. çok erken konuştu
ilk başlarda sadece ilk heceleri söylüyordu.
mesela
banyo - ba
caillou - ka
çorba - ço
makarna - manna
mandalina - manda
portakal - porta
elma -elma
patates - patti
su - hfuuu (resmen burnundan çıkıyo kelime söylerken :))
eşşek - eşeee
kuzu -juju
inek - mö
kedi- tedi
köpek - hahaav
bütün isimleri güzel söylüyor hatta abuzittin bile diyor
emzik - emmi
göz - gö
saç -şaş
diş - disssss
bisiklet -bissi
kraker - kııııı
bisküvi -bisk
hoşçakal - ogşaaa
şimdi fiilleri enteresan bi şekilde yerinde ve ekleriyle kullanıyor
cok rahat cümle kuruyor
ben bazen dayanamayıp ısırıyorum :)
öyle seviyorum :))
acıttın diyor
düştüyse düştüm acıdı diyor
çıktım
çıkıcam
oturdum ya da oturcam diyor yerine göre
acıktım
doydum
yicem
ver
al
geldim
gitti
bitti
diyor
bi de cimbombom diyor :)
En büyük keyfi ütülü katlı çamaşırları dağıtmak ve şimdi de onu yapıyor. ben çok sinirleniyorum zaten düzen konusunda takıntım var. sayesinde düzen müzen kalmıyor :(((
şimdi beni taciz ediyor müsadenizle ben kaçar anne sütünü bıraktık ama taciz olayını bırakamadık henüz :)
PS: pericim kendini tutma çok da aşırıya kaçmadan canın ne istiyorsa ye :) hamilelik prenseslik gibi bişey şekerim tadını çıkar :)
24 Mart 2010 Çarşamba
meydey meydey
meydey meydeyyyyy
hey heyyyy
geldim yine gitcem ama birazdan :)
yazamıyorum okuyamıyorum pc.ye oturamıyorum oglum kıskanıyor elimi klavyeden ve mousedan çekiyor kucağıma çıkıyor. bende ona kıyamıyorum uykuları da düzenleyemediğimizden haliyle hiç biseye vakit yok.
merak buyuranlarda olmamış ama yazayım. hayattayım hala. ama sırtım çok ağrıyor.
hala geçmedi geçmeyecek sanırsamda. doktora da gitmiyorum
hala memeyi bıraktırmaya çalışıyorum, biber salçası, pamuk, pul biber, karabiber de işe yaramadı. umutla yurtdışından gelecek jeli bekliyorum. gerçekten çok yorgunum artık. dua ediyorum bıraksın diye. hayırlısıyla bırakırsa ikimizde mutlu olacağız sanırım.
neyse efenim çok meşkül kişilik olarak kaçıyorum müsadenizle.
perişim canın bisey istiyormu bak ne istersen yaparım itinayla...
fasulyeni de ayrıyetten öpüyorum
Rabbime emanet olun.
selam ve dua ile... yine gelicem inşallah
hey heyyyy
geldim yine gitcem ama birazdan :)
yazamıyorum okuyamıyorum pc.ye oturamıyorum oglum kıskanıyor elimi klavyeden ve mousedan çekiyor kucağıma çıkıyor. bende ona kıyamıyorum uykuları da düzenleyemediğimizden haliyle hiç biseye vakit yok.
merak buyuranlarda olmamış ama yazayım. hayattayım hala. ama sırtım çok ağrıyor.
hala geçmedi geçmeyecek sanırsamda. doktora da gitmiyorum
hala memeyi bıraktırmaya çalışıyorum, biber salçası, pamuk, pul biber, karabiber de işe yaramadı. umutla yurtdışından gelecek jeli bekliyorum. gerçekten çok yorgunum artık. dua ediyorum bıraksın diye. hayırlısıyla bırakırsa ikimizde mutlu olacağız sanırım.
neyse efenim çok meşkül kişilik olarak kaçıyorum müsadenizle.
perişim canın bisey istiyormu bak ne istersen yaparım itinayla...
fasulyeni de ayrıyetten öpüyorum
Rabbime emanet olun.
selam ve dua ile... yine gelicem inşallah
9 Mart 2010 Salı
08 MART
Hepimizin, hepinizin, emekcilerimizin, annelerimizin, anneannelerimizin, beşiktekilerimizin, göbüştekilerimizin kadınlar günü kutlu olsun.
Yazacağıma söz verdim ama yazamadım. Müzmin bir sırt agrısı çekiyorum. çok canım yanıyor. hala geçmedi. bütün enerjimi Arda ve sırtıma harcıyorum sanırım.
Yarışmayı kazanamadım. merak eden varsa buyursun şekerim sanırım yarın ya da öbür gün yayınlanacak.
daha uzun uzun yazmak isterdim ama canım çok yanıyor. kollarımı bile kaldıramıyorum.
PS: pilogunu kapatan bacım sabırsızlıklan bekliyorum. yazda gözümüz gönlümüz ufkumuz açılsın. bakış açımız şeyetsin hayata. yaşam koçum olcaktın yaaa ne çabuk koyverdin. yaz valla bak çok kötüyüm kopma noktasındayım duyrulur :(
Yazacağıma söz verdim ama yazamadım. Müzmin bir sırt agrısı çekiyorum. çok canım yanıyor. hala geçmedi. bütün enerjimi Arda ve sırtıma harcıyorum sanırım.
Yarışmayı kazanamadım. merak eden varsa buyursun şekerim sanırım yarın ya da öbür gün yayınlanacak.
daha uzun uzun yazmak isterdim ama canım çok yanıyor. kollarımı bile kaldıramıyorum.
PS: pilogunu kapatan bacım sabırsızlıklan bekliyorum. yazda gözümüz gönlümüz ufkumuz açılsın. bakış açımız şeyetsin hayata. yaşam koçum olcaktın yaaa ne çabuk koyverdin. yaz valla bak çok kötüyüm kopma noktasındayım duyrulur :(
1 Mart 2010 Pazartesi
15 gün sonra :)
15 gün geçmiş. Harala gürele geçiyor hayat. Bisey yaptığımda yok. Evin içindeki telaşlar duvarlarla arkadaşlığım devam ediyor. Ev hapsinde olupta 2 satır yazamamak bile çok acı.
Beklenen sevgililer günü hediyesi gecikmeli olarak geldi. Mutlumuyum hayır diyemiycem evet :)
sonuçta sevgiliysem hakettim di mi :)
3-2-1 pişir adlı yarışmaya başvurmuştum. mülakata şeyetmişlerdi 3 ay kadar önceydi sanırsam. daha aramayacaklarını düşünürken birkaç gün önce aradılar. yarın için çekime çağırdılar. ahçı yamağı olacağımdır :) ne zaman yayınlarlar bilmem ama yayın tarihini merak buyuranlara şeyederim :)
benim hayatımdaki tek yenilik bu. 15 günde olan bitenin hepsi bu. ne acı değil mi söyleyecek bir sözüm bile yok hayata.
Ardayla günler hareketli geçiyor çünkü çok haylaz oldu kendileri. (yaramaz demiycem yarar benim ogluşum yahuu:)) adrenalini yüksek günler geçirtiyor bana. koltuk tepelerinden düşecek kafasını kıracak diye tedirgin oluyorum bütün gün arkasındayım. şimdi uyuyor (maaaşallah diyeyim) ben de yazabiliyorum.
Akşama kadar terlemiş mi, ne yiyecek, ne yemeyecek, niye iştahı yok, kakasını yaptımı diye kendiyle ve ogluyla meşgul bir anne oluverdim.
bol bol misafir ağırladım. masalar kurdum topladım, temizlik yaptım ama hepsi bu :) anlatacak biseyim yok ama bol bol tarif verebilirim.
öpüyorum hepinizi yine gelirim...
14 Şubat 2010 Pazar
KIRGINLIĞIM ASALETİMDENDİR..
Kırgınım, niye mi aslında alışkın olduğum bisey. Sevgililer günü kapitalizm oyunu ve biz bu oyuna kanmayalım diyen bir eşim olduğu için. sürü mantığıyla hareket etmenin anlamı yok dedigi için. Kırgınım. küçük bir çiçeğe, pamuk şekere bile tav olabilirdim. içimdeki sarışını bileyliyor bu davranışlar (yanlış anlamayın esmerim ben) aptal saptal şeylere para harcıyasım geliyo. hatta bir güneş gözlügü begendim beğenip durummm nicedir. 800 tl . onu alasım var. tutmayın beniiiiiiiiii
gerçekten herşeyi herkesi düşünen, ev ekonomisini, ev bilmemnesini, eşi dostu akrabayı ama bi kendini düşünemeyen nesli tükenenlerdenim ben.
metazoriyle yemege çıktık. bende surat bi karış. mutlu olmuyomuşum biseyden. derdim kapitalizmin oyununa gelmek degil. ilk kez bu yıl bekledim işte. geçen yıllarda iyi kötü hatırlanıyodu. ve her seferinde aynı şeyi dinliyorduk.
bu sene kapak oldu bana.
dışardaki binlerce kadından biri ol dimi, al, giy, tak takıştır, sür sürüştür haftada bilmem kaç kere kuaföre git, saçının boyat, kestir manikür pedikür yaptır.
çıkışta cookieslerden ısmarla kendine kahve iç, sonra alışveriş merkezinin birine at kendini. bi daha mı gelicem dünyaya de.
ayyyyyy hayatım çok yoruldum yemegi dışardan söyleyelim mi de. yemeği yaktım, beceremedim igrenç yapmışım de. ay ütü de yapamadım gömleğini 2 dakka ütüler misin bitanemcim de.
dışarda bi güruh gemisini böyle yürütüyoken senin ısrarla kendini kasman niyeeeeeeeeee
gerçekten herşeyi herkesi düşünen, ev ekonomisini, ev bilmemnesini, eşi dostu akrabayı ama bi kendini düşünemeyen nesli tükenenlerdenim ben.
metazoriyle yemege çıktık. bende surat bi karış. mutlu olmuyomuşum biseyden. derdim kapitalizmin oyununa gelmek degil. ilk kez bu yıl bekledim işte. geçen yıllarda iyi kötü hatırlanıyodu. ve her seferinde aynı şeyi dinliyorduk.
bu sene kapak oldu bana.
dışardaki binlerce kadından biri ol dimi, al, giy, tak takıştır, sür sürüştür haftada bilmem kaç kere kuaföre git, saçının boyat, kestir manikür pedikür yaptır.
çıkışta cookieslerden ısmarla kendine kahve iç, sonra alışveriş merkezinin birine at kendini. bi daha mı gelicem dünyaya de.
ayyyyyy hayatım çok yoruldum yemegi dışardan söyleyelim mi de. yemeği yaktım, beceremedim igrenç yapmışım de. ay ütü de yapamadım gömleğini 2 dakka ütüler misin bitanemcim de.
dışarda bi güruh gemisini böyle yürütüyoken senin ısrarla kendini kasman niyeeeeeeeeee
12 Şubat 2010 Cuma
ARA-DERE
Geldim yine geldim. Gözümde kocaman bir boncuk var. :) Kist çıkmış 10 gündür ilaçla eritmeye çalışıyoruz sanırım erimeye niyeti yok kendilerinin eğer erimezse pazartesi günü karar verilecek ameliyatla alınsın mı diye.
Arda çok geveze bir çocuk oldu. mırıl mırıl konuşuyor anlattığını anlamak için henüz dilini çözemedik. yine de ben kısmen anlıyorum. anne olmanın vaktin çogunu birlikte harcamanın artısı sanırım.
Bütün günü benimle geçirmek istiyor. Hatta geceyide. azılarımız çıktığından pek bir huysuzuz gece uykumuz yok. benim yatağımda dönüp duruyor. gece bacaklarından yakaladım son anda düşüyordu az daha. babamız salona terfi ediyor böyle zamanlarda. Gerçekten çok dagınık yatıyor Arda. Keyifsizim niye keyifsizim onu da bilmiyorum. Ferrasini Satan Bilge'yi okuyorum. Öğretilerle hayatıma bisey katabilirmiyim anlamaya çalışıyorum olumlu düşünüyorum, odaklanıyorum cıkkkkkkkk yok anacım bende kökten bir sorun var. çocukluğuma inmek lazım sanırsam :))
Annemler gitti, yalnızlığım depreşti. Dün ilk kez kaçamak yaptım. Eşime sürpriz hediye almak için ardayı babannesiyle bırakıp komşumla dışarı çıktık bir kaç saat. gezmeyi, yürümeyi, yürürken konuşmayı, alışveriş yapmayı, bi kafede oturup kahve içmeyi bile unutmuşum yazıklar olsun bana emi olsun tabi.
sanki bi çocuğu olan benim, beceriksizim. dün temizlik yaptım güya. bugün tanınacak hali yok evin. çıldırmak üzereyim. sürekli sil baştan. evleri pırıl pırıl olan günün her saati şıkşıkıdım tam tekmil dışarı çıkacak gibi hazır duran kadınlara hayranım. ben pijama terlik, elinde cif domestos ya da kepçe ile dolaşan tipik bir anneyim. hayatından bezmiş.
oysa ne dertler var hayatta. kendini dinleyecek bu kadar vakti yok insanın. böyle bir lüksü yok. iç ses sana sus diyorum . seni dinlemek istemiyorum. orda bi yerde hayat akıp gidiyor. bense arkasından elimde toz beziyle bakıp duruyorum.
acillll vakayımmmmmmmm
Arda çok geveze bir çocuk oldu. mırıl mırıl konuşuyor anlattığını anlamak için henüz dilini çözemedik. yine de ben kısmen anlıyorum. anne olmanın vaktin çogunu birlikte harcamanın artısı sanırım.
Bütün günü benimle geçirmek istiyor. Hatta geceyide. azılarımız çıktığından pek bir huysuzuz gece uykumuz yok. benim yatağımda dönüp duruyor. gece bacaklarından yakaladım son anda düşüyordu az daha. babamız salona terfi ediyor böyle zamanlarda. Gerçekten çok dagınık yatıyor Arda. Keyifsizim niye keyifsizim onu da bilmiyorum. Ferrasini Satan Bilge'yi okuyorum. Öğretilerle hayatıma bisey katabilirmiyim anlamaya çalışıyorum olumlu düşünüyorum, odaklanıyorum cıkkkkkkkk yok anacım bende kökten bir sorun var. çocukluğuma inmek lazım sanırsam :))
Annemler gitti, yalnızlığım depreşti. Dün ilk kez kaçamak yaptım. Eşime sürpriz hediye almak için ardayı babannesiyle bırakıp komşumla dışarı çıktık bir kaç saat. gezmeyi, yürümeyi, yürürken konuşmayı, alışveriş yapmayı, bi kafede oturup kahve içmeyi bile unutmuşum yazıklar olsun bana emi olsun tabi.
sanki bi çocuğu olan benim, beceriksizim. dün temizlik yaptım güya. bugün tanınacak hali yok evin. çıldırmak üzereyim. sürekli sil baştan. evleri pırıl pırıl olan günün her saati şıkşıkıdım tam tekmil dışarı çıkacak gibi hazır duran kadınlara hayranım. ben pijama terlik, elinde cif domestos ya da kepçe ile dolaşan tipik bir anneyim. hayatından bezmiş.
oysa ne dertler var hayatta. kendini dinleyecek bu kadar vakti yok insanın. böyle bir lüksü yok. iç ses sana sus diyorum . seni dinlemek istemiyorum. orda bi yerde hayat akıp gidiyor. bense arkasından elimde toz beziyle bakıp duruyorum.
acillll vakayımmmmmmmm
6 Şubat 2010 Cumartesi
gel-gitttt
Merak eden olmamış, ama yazayım. Annecigimle babacığım bizdeydi. çok güzel bir hafta geçirdim. onun öncesinde de yiğenlerim gelmişti. yorucu ama tadı damağımda kalan 2 hafta geçirdim. Allah kimseyi sahipsiz bırakmasın. yalnız bırakmasın. beni sevdiklerimden geride bırakmasın...
haftaiçi daha uzun uzun anlatırım ama şimdi çok işim var.
haftaiçi daha uzun uzun anlatırım ama şimdi çok işim var.
25 Ocak 2010 Pazartesi
ELMA :)
Tahmin etme oyunu oynuyoruz. Ardanın gördüğü bildiği herşeyin adı elma :) bu yüzden günüm tahmin yürüterek geçiyor.
hatta yatağa yattığımda düşünüyorum :) bu çocuk ne demek istemişti diye :)
hastaydım ama şimdi iyi sayılırım. Kar yagıyor. uzun uzun yazamayacağım. sadece merak eden olursa diye haber edeyim dedim.
ELMA DERSEM ÇIK ARMUT DERSEM ÇIKMA :)
hatta yatağa yattığımda düşünüyorum :) bu çocuk ne demek istemişti diye :)
hastaydım ama şimdi iyi sayılırım. Kar yagıyor. uzun uzun yazamayacağım. sadece merak eden olursa diye haber edeyim dedim.
ELMA DERSEM ÇIK ARMUT DERSEM ÇIKMA :)
21 Ocak 2010 Perşembe
YALNIZIM DOSTLARIM YALNIZIM YALNIZZZZZZZ
Kendimi mutsuz hissediyorum bunun nedeni oglumu memeden ayırmaya başladım Sanki bir uzvumu kaybetmiş gibiyimi. Geceleri emiyor ama gündüzleri artık yüzüme bakmıyor gibi hissediyorum. canım çok acıyor. Tamam ben istedim bunu. artık 17 aylık neredeyse. Ama yinede böyle olacağımı düşünmemiştim. Kendimi çok suçlu hissediyorum. 2 yaşına kadar emmesini istemiştim. Ama benim oglum tam bir sapık çıktı. Normalin üzerinde meme emdiği için artık hepimiz bundan rahatsız olmaya başlamıştık. Yine de kendimi nasıl bagışlayacağımı bilmiyorum. çok mutsuz ve yalnızım... Oglum sanırım artık beni sevmiyor.
18 Ocak 2010 Pazartesi
DAL RÜZGARI AFFETMİŞTİR AMA KIRILMIŞTIR BİR KERE...
Kırıldım. çok kırıldım. Kalbim çok acıyor. Haketmediğim şekilde incitildim. Karıncayı bile incitmekten imtina eden ben en sevdigim insan tarafından incitildim. Kalbim acıyor, cam kırıkları, can kırıkları kanatıyor içimi.
Zamana bırakmak lazım belkide. Zaman herşeyin ilacı. Belkide ben büyütüyorum ne bileyim. Kırgınsın, Seviyosun ama, aşk herşeyi affeder mi?
Zamana bırakmak lazım belkide. Zaman herşeyin ilacı. Belkide ben büyütüyorum ne bileyim. Kırgınsın, Seviyosun ama, aşk herşeyi affeder mi?
14 Ocak 2010 Perşembe
SABAH SABAH
Gözlerim kançanağı olmuş. aglamadım. sinirden belki. kimbilir tansiyonum mu yükseldi. Yine aynı sesli sessizlikle geçti akşam. Yine temizlik yaptım, yine yemek yaptım, yine çocuk baktım, yine koltukta uyuyakaldım. Çok yorgunum, uykusuzum.
Dimagımı genç tutamıyorum. daha çabuk yaşlanacağım zannımca geceleri de uyuyamadığım için Arda yüzünden herkesin uyuyarak geçirdiği zamanı uyumayarak geçirdiğim için daha çabuk yaşlanacağım. Aynalara küskünüm, barışmak istiyorum. Pek çok kişi gibi kendimi acımadan sevmek istiyorum, şımartmak istiyorum kendimi acele etmeden sıcak köpük köpük bir banyo, belki yeni bir kitap, belki yeni bir giysi.
Çok geç olmadan benden içeri bakıp beni toplamam gerek. Birileri bana yolu tarif edebilir mi?
Dimagımı genç tutamıyorum. daha çabuk yaşlanacağım zannımca geceleri de uyuyamadığım için Arda yüzünden herkesin uyuyarak geçirdiği zamanı uyumayarak geçirdiğim için daha çabuk yaşlanacağım. Aynalara küskünüm, barışmak istiyorum. Pek çok kişi gibi kendimi acımadan sevmek istiyorum, şımartmak istiyorum kendimi acele etmeden sıcak köpük köpük bir banyo, belki yeni bir kitap, belki yeni bir giysi.
Çok geç olmadan benden içeri bakıp beni toplamam gerek. Birileri bana yolu tarif edebilir mi?
KİMSELİ KİMSESİZLİK...
Yazdım ama kimsenin haberi yok sanırım.
Kimsem yok benim ama ailem, eşim, oglum, arkadaşlarım var. Kimseli kimsesizlik çekiyorum dört duvar arasında. Düşünüyorum ben kendime acıyorum galiba. Ellerimi yerlere vurarak aglamak geliyor içimden. Küçükken bile yapmadığım cinsten zırıl zırıl aglamak. Onu bile beceremiyorum. Güzel aglamak da maharet ister. herkes aglayamaz aynı içtenlik ve güzellikle. delimiyim neyim aglamanın da güzelliğimi olur? oluyor işte...
Harekete geçme zamanı, bişeyler yapmanın vaktidir. Ama neresinden tutupta başlayacağım? Beni aramayan sıkışmış kelime aralarına, zaman aralıklarına sıgdıran gücendiğim dostlarımı hayatımdan çıkararak mı? yoksa herkesin ayrı bir hayat kailesi olduğunu bana ayıracak vaktin lüks olduğunu kabullenerek mi?
24 saat tek bir cümle kurmadan akşamı etmiş olmayı yadırgamaktan vazgeçerek mi? Sevdigim insanlarla aramda örülü duvarların kaç kat olduğunu hesaplamak bile istemiyorum. Ben yeniden çocuk olmak istiyorum. aynı acıları yaşayacağımı bilsemde....
Kimsem yok benim ama ailem, eşim, oglum, arkadaşlarım var. Kimseli kimsesizlik çekiyorum dört duvar arasında. Düşünüyorum ben kendime acıyorum galiba. Ellerimi yerlere vurarak aglamak geliyor içimden. Küçükken bile yapmadığım cinsten zırıl zırıl aglamak. Onu bile beceremiyorum. Güzel aglamak da maharet ister. herkes aglayamaz aynı içtenlik ve güzellikle. delimiyim neyim aglamanın da güzelliğimi olur? oluyor işte...
Harekete geçme zamanı, bişeyler yapmanın vaktidir. Ama neresinden tutupta başlayacağım? Beni aramayan sıkışmış kelime aralarına, zaman aralıklarına sıgdıran gücendiğim dostlarımı hayatımdan çıkararak mı? yoksa herkesin ayrı bir hayat kailesi olduğunu bana ayıracak vaktin lüks olduğunu kabullenerek mi?
24 saat tek bir cümle kurmadan akşamı etmiş olmayı yadırgamaktan vazgeçerek mi? Sevdigim insanlarla aramda örülü duvarların kaç kat olduğunu hesaplamak bile istemiyorum. Ben yeniden çocuk olmak istiyorum. aynı acıları yaşayacağımı bilsemde....
LEGOCAN
Dün ilk kez Arda'yı alışveriş merkezine götürdük uzun bir aradan sonra. Eşim izinli olduğu için gün içinde boş bir saatte gittik. kalabalığa halen girmiyoruz mümkün oldugunca.
Oyuncakcı dükkanında bir saga bir sola seyirtti durdu. Raflardaki oyuncakları çıglık atarak dolaştı.
Ne ile oynaması gerektigine karar verene kadar epey zaman harcadık. Arda arabaları çok seviyor önce ışıklı sesli bir araba, küçük bir kamyon bir de koca bir kutu lego aldık. Legoları boşaltıp kutusuna dolduruyor en sevdigi şey bu oldu. birbirine iliştirdiğimizde kızıyor tek tek açıp yine kutuya koyup dolduğunda boşaltıyor. Ne zevk alıyor bilmem. Aslında bir çok oyuncağı var. bizim aldıklarımız, hediye gelenler ama hiçbiriyle ilgilenmiyor dağınıklıga sebep olduğundan bende hepsini topluyordum. çünkü oyuncaklar dururken o mutfak dolabından tencere, tava alıp salonda kapağını yere vurarak oynamayı seciyordu. neyseki dağınık legolardan başka bisey yok şimdilik.
Bütün seçtiğim oyuncaklar yaşına uygun degil 3 yaş üzeri. koskoca oyuncakcı bu konuda yetersizdi bana göre. Ardanın yaşındaki çocukların algılarının açılması için pek çok oyuncağa ihtiyacı var.
Arz ederim :)
Caillou diye bir çizgi film var. Yapandan Allah razı olsun. :) Ardanın paçamdan az da olsa düşmesine yardımcı oluyor. Bir kez sabah bir de akşam olmak üzere 2 kere seyrediyor cd.sini. şimdilik 2 cd.miz var. yenilerini alana kadar öggggggggk durumundayım. bütün kelimeleri ezberledim nerdeyse. Çok ilgisini çekiyor seyretmek istediginde kollarını boynuma dolayıp annni kaaaaaa diye mızırdıyor :) bu hallerini çok seviyorum
Bugün temizlik yapmak lazım. Dün babamız da evde olunca şu anda bir savaş alanında yaşıyoruz.
Beni özleyin arada da gelin anacım :)
Oyuncakcı dükkanında bir saga bir sola seyirtti durdu. Raflardaki oyuncakları çıglık atarak dolaştı.
Ne ile oynaması gerektigine karar verene kadar epey zaman harcadık. Arda arabaları çok seviyor önce ışıklı sesli bir araba, küçük bir kamyon bir de koca bir kutu lego aldık. Legoları boşaltıp kutusuna dolduruyor en sevdigi şey bu oldu. birbirine iliştirdiğimizde kızıyor tek tek açıp yine kutuya koyup dolduğunda boşaltıyor. Ne zevk alıyor bilmem. Aslında bir çok oyuncağı var. bizim aldıklarımız, hediye gelenler ama hiçbiriyle ilgilenmiyor dağınıklıga sebep olduğundan bende hepsini topluyordum. çünkü oyuncaklar dururken o mutfak dolabından tencere, tava alıp salonda kapağını yere vurarak oynamayı seciyordu. neyseki dağınık legolardan başka bisey yok şimdilik.
Bütün seçtiğim oyuncaklar yaşına uygun degil 3 yaş üzeri. koskoca oyuncakcı bu konuda yetersizdi bana göre. Ardanın yaşındaki çocukların algılarının açılması için pek çok oyuncağa ihtiyacı var.
Arz ederim :)
Caillou diye bir çizgi film var. Yapandan Allah razı olsun. :) Ardanın paçamdan az da olsa düşmesine yardımcı oluyor. Bir kez sabah bir de akşam olmak üzere 2 kere seyrediyor cd.sini. şimdilik 2 cd.miz var. yenilerini alana kadar öggggggggk durumundayım. bütün kelimeleri ezberledim nerdeyse. Çok ilgisini çekiyor seyretmek istediginde kollarını boynuma dolayıp annni kaaaaaa diye mızırdıyor :) bu hallerini çok seviyorum
Bugün temizlik yapmak lazım. Dün babamız da evde olunca şu anda bir savaş alanında yaşıyoruz.
Beni özleyin arada da gelin anacım :)
12 Ocak 2010 Salı
ARDA...
Biraz da ondan bahsedeyim. Hayatımda başardığım tek iyi şey belkide. Onu hayatıma katmakla hergün şükrediyorum. Hergün iyi ki diyorum. Hergün yeniden ögreniyorum. Hergün hayatımı sorguluyorum. Hayırlı evlat olsun diye dua ederdim hep. bir sohbette ögrendim ki yanlış dua edermişim ben. Ben hayırlı bir anne olayım, hayırlı ebeveynler olalım diye dua etmeliymişim.
Bütün algıları açık belleği sıfır cillop gibi bir pc beyni var keretada. ne verirsen alıyor. ne yaparsan yapıyor.
Anni- anni - anne- anni diye peşimde dolaşıyor
mandalina ve makarnaya ma, portakala po diyen,
pilava piyav, kediye miyav, ekmeğe iiiek, erkege eykek, askere ahker, bittiye bippi, gittiye ditti,
anneanneye nenene, babanneye bababa dolu dolu baba diyen sarı kafam var benim.
kıvır kıvır saçları, pırıl pırıl gözleriyle boynuma sarılıp sırtıma tıp tıp vuruyor küçümencik elleriyle... her ne kadar en güzel zamanlarının uyurken ki zamanları olduğunu düşünsemde hiç bir pişmanlığım yok onu emanet aldığım için Rabbimden.
Dileğim o emanete layıkıyla klavuz olabilmek.
Rabbim utandırmasın yar ve yardımcımız olsun...
Bütün algıları açık belleği sıfır cillop gibi bir pc beyni var keretada. ne verirsen alıyor. ne yaparsan yapıyor.
Anni- anni - anne- anni diye peşimde dolaşıyor
mandalina ve makarnaya ma, portakala po diyen,
pilava piyav, kediye miyav, ekmeğe iiiek, erkege eykek, askere ahker, bittiye bippi, gittiye ditti,
anneanneye nenene, babanneye bababa dolu dolu baba diyen sarı kafam var benim.
kıvır kıvır saçları, pırıl pırıl gözleriyle boynuma sarılıp sırtıma tıp tıp vuruyor küçümencik elleriyle... her ne kadar en güzel zamanlarının uyurken ki zamanları olduğunu düşünsemde hiç bir pişmanlığım yok onu emanet aldığım için Rabbimden.
Dileğim o emanete layıkıyla klavuz olabilmek.
Rabbim utandırmasın yar ve yardımcımız olsun...
Aynası iştir kişinin lafa bakılmazzzzz:)
Döndüm, vallahi döndüm. Hayatı kaçırıyormuşum yazmayarak. Bugün çook sevgili bir dost söyledi :) mercimek köftesi eşliğinde. şu kadarcık yazsan yaa nıck nıck dedi. ehh dedim madem yazayım ama neresinden tutayımda yazayım. 1 yıl olmuş yazmayalı.
Arda yaşına girdi bile üzerindende 4 ay geçti. kocaman bir sıpa oldu. kucağıma sıgmayan cinsinden.
Dünyamın tamamını o kaplıyor. 7/24 emrindeyiz paşanın.
Okuyup içime işleyen şeyler hayata geçiremedigim işler.
kendimi amaçsız, hiç gibi hissediyorum. uzun zamandır takip ettigim bloglara bile ihanet etmişim. okuyamıyorum bir çogunu.
önceden onca işe nasıl yetişiyormuşum şimdi bir tek çocukla eve kapanmış, bütün algılarını kapatmış, duvarların arkasına sinmiş biri olarak yaşamayı neden seçtim?
Çalışmamak hayattan soyutlamak mı kendini? Bugün kendim için ne yaptım?
Bugün ben Allah için ne yaptım?
Tv seyretmiyorum, kitap okumak şöyle böyle, dışarı çıkmıyorum. ev ziyaretleriyle ve temizlik, yemek, ardayla tüketiyorum hayatımı. 1,5 yıl olacak neredeyse ben koca bir hiç olmuşum 1,5 yılda. kendimi nasıl fütursuzca harcadım.
Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz.
Benim yaptığım iş ne mercimek köftesi, Hasanpaşa köfte, kadınbudu köfte, yaprak sarma, zeytinyaglı kereviz. bütün ödevim bu muydu benim? Hayattan almam gereken tarifler hayata kattığım anlam yemek pişirmek mi?
hangi temizlik manyağı zırtapoz kalorifer peteğini söküp içini temizler, çamaşır makinasının vidalarına sıkışan tozları kürdan yardımıyla temizler? kim deepreezin havalandırma kanallarını tornavidayla söküp kötü kokuları izale eder.
sil süpür bi yere kadar domestosla koslayla mı ömür geçer, millet gülsuyu, kenzo, lavanta, gucci koka dursun salına salına yürürken buram buram domestos kokmuyormuyum, t-shirtlerimin orasında burasında çamaşırsuyu lekeleri, yag sıcramış ama prillenmeden makinaya atılmış yıkanmış bi de ütülenmiş lekesi sabitlenmiş akşama kadar picama terlik modunda hayatını törpüleyen tek manyak benmiyim?
Aynası iştir kişinin yaaa ne çıkıyor burdan ; hımm temizlik hastası, evi temiz, hımmm mis gibi yemekler yapmış hımmm eeeeeeee elde ne var koca bir hiçççççççççççç
otur yerine sıfır -0-
Arda yaşına girdi bile üzerindende 4 ay geçti. kocaman bir sıpa oldu. kucağıma sıgmayan cinsinden.
Dünyamın tamamını o kaplıyor. 7/24 emrindeyiz paşanın.
Okuyup içime işleyen şeyler hayata geçiremedigim işler.
kendimi amaçsız, hiç gibi hissediyorum. uzun zamandır takip ettigim bloglara bile ihanet etmişim. okuyamıyorum bir çogunu.
önceden onca işe nasıl yetişiyormuşum şimdi bir tek çocukla eve kapanmış, bütün algılarını kapatmış, duvarların arkasına sinmiş biri olarak yaşamayı neden seçtim?
Çalışmamak hayattan soyutlamak mı kendini? Bugün kendim için ne yaptım?
Bugün ben Allah için ne yaptım?
Tv seyretmiyorum, kitap okumak şöyle böyle, dışarı çıkmıyorum. ev ziyaretleriyle ve temizlik, yemek, ardayla tüketiyorum hayatımı. 1,5 yıl olacak neredeyse ben koca bir hiç olmuşum 1,5 yılda. kendimi nasıl fütursuzca harcadım.
Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz.
Benim yaptığım iş ne mercimek köftesi, Hasanpaşa köfte, kadınbudu köfte, yaprak sarma, zeytinyaglı kereviz. bütün ödevim bu muydu benim? Hayattan almam gereken tarifler hayata kattığım anlam yemek pişirmek mi?
hangi temizlik manyağı zırtapoz kalorifer peteğini söküp içini temizler, çamaşır makinasının vidalarına sıkışan tozları kürdan yardımıyla temizler? kim deepreezin havalandırma kanallarını tornavidayla söküp kötü kokuları izale eder.
sil süpür bi yere kadar domestosla koslayla mı ömür geçer, millet gülsuyu, kenzo, lavanta, gucci koka dursun salına salına yürürken buram buram domestos kokmuyormuyum, t-shirtlerimin orasında burasında çamaşırsuyu lekeleri, yag sıcramış ama prillenmeden makinaya atılmış yıkanmış bi de ütülenmiş lekesi sabitlenmiş akşama kadar picama terlik modunda hayatını törpüleyen tek manyak benmiyim?
Aynası iştir kişinin yaaa ne çıkıyor burdan ; hımm temizlik hastası, evi temiz, hımmm mis gibi yemekler yapmış hımmm eeeeeeee elde ne var koca bir hiçççççççççççç
otur yerine sıfır -0-
Kaydol:
Yorumlar (Atom)