Az önce perişin yazdığı yorumu gördüm. yazcaktım yaa söz demiştim yaa Arda sözümün önüne duruyor...
şimdi emeklemeyi ögrendi az buçuk. kolluyorum, korkuyorum.
Öglende çook sevdiğim bir dostla konuştum telefonda. ben hayatta kaybetmeye mahkummuyum. neden iyiliğimin karşılığında hep kazık yiyorum dedi. (tam olarak böyle demedi de ben bu manayı çıkardım özür :P)
Eğer bir yanlış bir kere yapılıyorsa hata, ikinci kez yapılıyorsa aptallıktır dedim bende affına sığınarak. her zaman iyi olmak zorunda değiliz. kazanmak kadar kaybetmekte güzel. yoksa kazanmanın kıymeti kalmaz. kötü insanlar olmasa iyi insanların kıymetini bilmeyiz, düşmanlar olmasa dost kadri bilmeyiz. hayat böyle bir düzen üzerine kurulmuş... sürekli sıfır grubu kan taşıyormuş gibi herkese özveride bulunmak verici olmak yıpratıcı oluyor. ben de öyleyim. kelin ilacı olsa diyorum çoğu zaman. ama dışardan bakınca daha farklı görüyorsun yaşananları. hakettim mi diyor bu kadar iyi bir insan kötülüğü haketmez elbette. ama sayısı çok çok azalmış nesli tükenmiş bu insanları bozuk para gibi harcayacak kadar kötü insanlar çoğunlukta toplumda. çok mu karamsarım?
ablacım ben seni çok seviyorum. ama biraz daha dikkat... hayatında olmasını istediğin insanlar ve olmasını istemediğin insanları bir liste olarak yap, olmasını istemediklerinini üzerine çizik at. varken bile yoksay...
mutluluk o kadar uzak değil hayatı bizler zorlaştırıyoruz...
20 Mayıs 2009 Çarşamba
14 Mayıs 2009 Perşembe
sessbuk
ogluşum ailenin en küçük ferdi. dolayısıyla merak konusu oluyor gelişimi, büyümesi, boyu posu, kilosu, kime benzediği ne yaptığı, kakası, maması herseyiyle :))
kayınvaldem torunlarına çok düşkün. haliyle oğlumun reklamını da iyi yapıyor :)) geçen sabah beni aradı. sesbuka koydunmu ardanın resimlerini halan bakmak istiyormuş dedi :)) koptummmmm sesbuk yaaa biz bakıyoruz facebook oluyoooo o duyuyo sesbukkk oluyoooooo
:))
neyse konu sesbukta benim bozuk olduğum başka şeyyy
ben bu sene ilk kez anneler günü kutlayanlardanım ve unutulanlardanım...
maalesef pamuklara sardığım eşim, muhterem sevgilim bir anne olarak nitelendirmedi beni. çok üzgün ve kırgınım... büyük hayallerim yok tabiki de dünyayı bahşetmesini beklemedim. ben en büyük hediyemi oglum doğduğunda aldım. ama yinede sen bana babalık duygusunu tattırdın sen dünyanın en güzel annesisin felan diye egomu pohpohlasa bi küçük hediyecik kondursaydı avucuma kalbimi kırmasaydı olmazmıydı ? çok içlendim sessiz sessiz agladım. kendileri bilmez, okumaz burayı ama ben yine de arz ederim...
kayınvaldem torunlarına çok düşkün. haliyle oğlumun reklamını da iyi yapıyor :)) geçen sabah beni aradı. sesbuka koydunmu ardanın resimlerini halan bakmak istiyormuş dedi :)) koptummmmm sesbuk yaaa biz bakıyoruz facebook oluyoooo o duyuyo sesbukkk oluyoooooo
:))
neyse konu sesbukta benim bozuk olduğum başka şeyyy
ben bu sene ilk kez anneler günü kutlayanlardanım ve unutulanlardanım...
maalesef pamuklara sardığım eşim, muhterem sevgilim bir anne olarak nitelendirmedi beni. çok üzgün ve kırgınım... büyük hayallerim yok tabiki de dünyayı bahşetmesini beklemedim. ben en büyük hediyemi oglum doğduğunda aldım. ama yinede sen bana babalık duygusunu tattırdın sen dünyanın en güzel annesisin felan diye egomu pohpohlasa bi küçük hediyecik kondursaydı avucuma kalbimi kırmasaydı olmazmıydı ? çok içlendim sessiz sessiz agladım. kendileri bilmez, okumaz burayı ama ben yine de arz ederim...
8 Mayıs 2009 Cuma
ve yine düştü..... ve Atta gittik...
Arda ile bugün attaaa gittik. parka indik. çok sevdigim bir dostla dertleştik çay içtik... eve geldik veeeeeeee Arda uyudu..... maaşallahhhhh
ve hala uyuyor. korkum şuuuu
Arda sabah yine düştü. çıglıkla......
uyutmadım ama uykudan baygın düştü sanırım. umarım birsey yoktur. kendimi çok suçlu hissediyorum yine.
oysaki etrafına yastıklardan duvar örmüştüm. düşmez sandım. ama benim oglum büyümüş yastıklara tırmanabiliyor artık. Allahım onu melekleriyle koruyor... beni de cezalandırıyor. yüreğim hala ağzımın içinde atıyor...
kötüyüm ben kötüyüm kötüyüm kötüyüm.... Ardayı hasta ederim ederim offfffffffff
ve hala uyuyor. korkum şuuuu
Arda sabah yine düştü. çıglıkla......
uyutmadım ama uykudan baygın düştü sanırım. umarım birsey yoktur. kendimi çok suçlu hissediyorum yine.
oysaki etrafına yastıklardan duvar örmüştüm. düşmez sandım. ama benim oglum büyümüş yastıklara tırmanabiliyor artık. Allahım onu melekleriyle koruyor... beni de cezalandırıyor. yüreğim hala ağzımın içinde atıyor...
kötüyüm ben kötüyüm kötüyüm kötüyüm.... Ardayı hasta ederim ederim offfffffffff
4 Mayıs 2009 Pazartesi
Geldim...
Geldim, gelmek üzereydim derken vallahi geldim...
Canım sıkkın yine. yazamıyorum köreldim körledim... kalem düşmezdi elimden elimi dokunasım yok.... hoş vaktimde yok artık.
Arda bütün zamanımı alıyor nasılsa...
Arda uyumuyor, Arda yemiyor, Arda emeklemiyor, Arda hasta, Arda öksürüyor, Arda su içmiyor, Arda kaka yapamadı, Arda diş çıkaramadı. Arda çıglık kıyamet ağlıyor...
bunların hepsi 2 haftada yaşadığım şeyler. delirmek üzereyim. herşey onun etrafında dönüyor onu çok seviyorum. ama oglum biraz insafsız :) beni pek düşünmüyor. canı sagolsun demekten başka yolu yok sanırım.
hiyjen durumumdan feragat ettim. hükümsüzdür. artık Arda'nın biberonlarını kaynatmıyorum. yıkıyorum. sıcak su döküyor bekletiyorum bazen sadece sıcak suyla yıkıyorum. mikrobada alışsın artık istiyorum. hata mı ediyorum? çok mu küçük bunun için?
ev aldı başını gidiyor tek başımayım. yapacak gücüm yok. annem memlekette... kayınanne öteki torununa bakıyor bize ayıracak vakti yok. eşim çalısıyor ve ben tırlatmak üzere bir anneyim... insan yüzü görmeden ölebilitesi olan bir anne...
boğazım acıyor yutkunamıyorum. hep şikayet hep şikayet...
bir de güzel haberler... Arda bazı kelimeleri söylüyor. anne - baba - dede - mama
alkış yapıyor. fırıl fırıl dönüyor bıraktığımız yerde bulamıyoruz.
çok güzel kahkaha atıyor. müzige ayaklarıyla ritim tutuyor. istemedigi birsey olduğunda ıhıhhh diye kafasını çeviriyor...
ve bennnnnnn deli anneeeeeee onu çok ama çok seviyorum. gece uyanıp uyumak istemediginde sessiz sakin kucağımda oturuyor gögsüme yaslıyor kafasını öylece oturuyoruz. zaman duruyor kokluyorum o an hiç bitmesin istiyorum...
günler su gibi akıyor arda büyüyor ama nedense ben bu hızla büyüsün istemiyorum... saglıkla büyüsün ama günler biraz daha yavaş akamaz mı? :) :)
Canım sıkkın yine. yazamıyorum köreldim körledim... kalem düşmezdi elimden elimi dokunasım yok.... hoş vaktimde yok artık.
Arda bütün zamanımı alıyor nasılsa...
Arda uyumuyor, Arda yemiyor, Arda emeklemiyor, Arda hasta, Arda öksürüyor, Arda su içmiyor, Arda kaka yapamadı, Arda diş çıkaramadı. Arda çıglık kıyamet ağlıyor...
bunların hepsi 2 haftada yaşadığım şeyler. delirmek üzereyim. herşey onun etrafında dönüyor onu çok seviyorum. ama oglum biraz insafsız :) beni pek düşünmüyor. canı sagolsun demekten başka yolu yok sanırım.
hiyjen durumumdan feragat ettim. hükümsüzdür. artık Arda'nın biberonlarını kaynatmıyorum. yıkıyorum. sıcak su döküyor bekletiyorum bazen sadece sıcak suyla yıkıyorum. mikrobada alışsın artık istiyorum. hata mı ediyorum? çok mu küçük bunun için?
ev aldı başını gidiyor tek başımayım. yapacak gücüm yok. annem memlekette... kayınanne öteki torununa bakıyor bize ayıracak vakti yok. eşim çalısıyor ve ben tırlatmak üzere bir anneyim... insan yüzü görmeden ölebilitesi olan bir anne...
boğazım acıyor yutkunamıyorum. hep şikayet hep şikayet...
bir de güzel haberler... Arda bazı kelimeleri söylüyor. anne - baba - dede - mama
alkış yapıyor. fırıl fırıl dönüyor bıraktığımız yerde bulamıyoruz.
çok güzel kahkaha atıyor. müzige ayaklarıyla ritim tutuyor. istemedigi birsey olduğunda ıhıhhh diye kafasını çeviriyor...
ve bennnnnnn deli anneeeeeee onu çok ama çok seviyorum. gece uyanıp uyumak istemediginde sessiz sakin kucağımda oturuyor gögsüme yaslıyor kafasını öylece oturuyoruz. zaman duruyor kokluyorum o an hiç bitmesin istiyorum...
günler su gibi akıyor arda büyüyor ama nedense ben bu hızla büyüsün istemiyorum... saglıkla büyüsün ama günler biraz daha yavaş akamaz mı? :) :)
Kaydol:
Yorumlar (Atom)