Gülümse hadi gülümse bulutlar gitsin
Yoksa ben nasıl yenilenirim hadi gülümse
Belki şehre bir film gelir
Bir güzel orman olur yazılarda
İklim değişir akdeniz olur gülümse...
Tut ki karnım acıktı anneme kustum
Tüm şehir bana kustu...
Bir kedim bile yok anlıyor musun
Hadi gülümse...
Sazlarım vardı ırmaklarım vardı
Çakıl taşlarım vardı benim
Ama sen başkasın anlıyor musun
Başkasın...
Durup durup Sezen Aksu'nun bu şarkısını söylüyorum... Annem memlekette ve içim ona kırgın. çünkü şu sıralar ona çok ihtiyac duyuyoruz. Ama o orda olmayı tercih ediyor.
Üzülüyorum. bir çıkar yol bulamıyorum.
Hayatım bilmedigim bir yöne dogru sürükleniyor bir süredir.
Oğlumuzun hayatımıza katılacağını ögrendiğimizden bu yana hiç böyle ciddi kararlar almamıştık.
Alternatifler krediyle ev almak, kiralamak, işten ayrılmak vs... şeklinde uzuyor liste.
Baktığımız evlerin fiyatları o kadar yüksek ki... Fiyat bir tarafa taşınmayı düşündüğümüz bölgeler beni ailemin diğer bireylerinden oldukça uzaklaştırıyor. Şu anda bile onların hepsi Anadolu yakasında otururken bir tek ben Avrupa yakasında oturuyorum. Ve taşınmayı düşündüğümüz bölge Avrupa yakasının en ucu diyebilirim. Şimdi oturduğumuz yeri düşününce arada bir köprülük mesafe var gibi görünüyor... Hal böyle iken bile çok sık görüşemezken onlardan iyice uzaklaşmış olacağım. Yardım istedigimde yardımıma koşacak kimse olmayacak yakınımda. En çok bunlara üzülüyorum. Herkes bu fikre soğuk bakıyor. Ama taşınırsak eşim çok büyük bir yolu gidip gelmekten kurtulacak. Ve akşamları daha erken evimizde olabilecek. Tek düşüncem bu... Öte taraftan da diğer konuları düşününce kalbim feci sıkışıyor...
Yorumlarınıza, desteğinize ihtiyacım var. 1 haftadır aglıyorum...
Geçtiğimiz cumartesi günü oğlumla randevumuz vardı. Artık o 21 cm. civarında boyu olan, 291 gr. ağırlığında bir delikanlı olmuş maaşallah...
Akşamları onunla konuşuyorum. O da bana minik hareketleriyle cevap veriyor... O kadar büyülü ve özel anlar ki benim için... bütün herşey unutuluyor sanki..
Bizi nelerin bekledigini bilmiyorum... Umarım iyi ve güzel şeyler getirir yeni hayatımız. İnşallah Rabbim oglumun şansına bize güzel kapılar açar... Dua edin cumartesi günü bakacağımız kiralık evler hayırlısıysa olsun degilse uzak dursun...
İki daire bakacağız. İkisini de eşim gördü haftaiçi, beğenmiş. Biri site içerisinde. ama biraz daha küçük bir daireymiş. Diğeri oldukça büyük... Bakalım...
pufff diye patlayasım var... (göbişimden ötürü :))
29 Mayıs 2008 Perşembe
14 Mayıs 2008 Çarşamba
Ne çok olmuş...
sevgili pilokcum vallahi ne sen sor ne ben söyleyeyim zaman kuş misali uçmuş gitmiş. Kendi kendime ve sana söz vermiştim biliyorum haklısın ne söylesen. seni hiç ihmal etmeyecek anneli birçok blog gibi anlayacağı vakte geldiginde ogluşuma gösterecektim...
Daha dakika bir gol bir :( üzgünüm pilokcum. vallahi çok üzgünüm. söz seni bu kadar ihmal etmiycem bi daha.
:)) barıştık di mi
iş-ev-iş arasında dolaşan bir kısır döngünün içerisindeyim aslını sorcek olursan. Evimi bile temizliycek gücü bile bulamıyorum kendimde.
Bir de midemden başlayıp yemek borumdan tırmanıp neredeyse dilimde hissettiğim bir yanma hasıl oldu. Kısmetse haftaya cumartesi günü yeniden ogluşumla randevumuz var.
Bu kez arayı uzattık. Çok özledim onu. Dün gece tuhaf bir şekilde yani çok belirgin bir şekilde hissettim hareket ettigini. Artık içerde takla mı attı amuda mı kalktı bilmem. inanılmaz büyülü bir şeydi. 2 saat kadar oturup ağladım. Mutluluktan mı hormonlarımdan mı kestiremedim :))
Günler kuş gibi uçup giderken sanki beni oğluma yaklaştırmıyor gibi geliyor. Büyük bir özlemle bekliyoruz.
Babalar aynı derecede hissetmiyorlar sanırım bunu. Anneler daha yoğun hissediyorlar...
Seninle ilk anneler günümüzü kutladık oğlum... Daha şimdiden bu kadar yogun hissettirdiğin için bana bu duyguyu sana teşekkür ederim.
Benim en büyük hediyem sensin oğlum... Büyük bir özlemle sabırla bekliyorum...
inşallah sen de benim kadar duygularını yogun hisseden sevdiklerine bunu hissettiren bir birey olursun... bu kadar duygusal olmak insanı incitiyor oglum biliyorum... ama yaşamın bize ne getirip ne götüreceği yarın kimin kalıp kimin göçecegini bilmiyoruz. Bu yüzden sevgisini esirgemeyen, bunu sevdiklerine en güzel şekliyle hissettiren bir birey olmanı temenni ediyorum...
biliyorum sen de hissediyorsun ben söyledikçe....
seni çok ama çok seviyorum...
Daha dakika bir gol bir :( üzgünüm pilokcum. vallahi çok üzgünüm. söz seni bu kadar ihmal etmiycem bi daha.
:)) barıştık di mi
iş-ev-iş arasında dolaşan bir kısır döngünün içerisindeyim aslını sorcek olursan. Evimi bile temizliycek gücü bile bulamıyorum kendimde.
Bir de midemden başlayıp yemek borumdan tırmanıp neredeyse dilimde hissettiğim bir yanma hasıl oldu. Kısmetse haftaya cumartesi günü yeniden ogluşumla randevumuz var.
Bu kez arayı uzattık. Çok özledim onu. Dün gece tuhaf bir şekilde yani çok belirgin bir şekilde hissettim hareket ettigini. Artık içerde takla mı attı amuda mı kalktı bilmem. inanılmaz büyülü bir şeydi. 2 saat kadar oturup ağladım. Mutluluktan mı hormonlarımdan mı kestiremedim :))
Günler kuş gibi uçup giderken sanki beni oğluma yaklaştırmıyor gibi geliyor. Büyük bir özlemle bekliyoruz.
Babalar aynı derecede hissetmiyorlar sanırım bunu. Anneler daha yoğun hissediyorlar...
Seninle ilk anneler günümüzü kutladık oğlum... Daha şimdiden bu kadar yogun hissettirdiğin için bana bu duyguyu sana teşekkür ederim.
Benim en büyük hediyem sensin oğlum... Büyük bir özlemle sabırla bekliyorum...
inşallah sen de benim kadar duygularını yogun hisseden sevdiklerine bunu hissettiren bir birey olursun... bu kadar duygusal olmak insanı incitiyor oglum biliyorum... ama yaşamın bize ne getirip ne götüreceği yarın kimin kalıp kimin göçecegini bilmiyoruz. Bu yüzden sevgisini esirgemeyen, bunu sevdiklerine en güzel şekliyle hissettiren bir birey olmanı temenni ediyorum...
biliyorum sen de hissediyorsun ben söyledikçe....
seni çok ama çok seviyorum...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)